29 Ekim 2010 Cuma

Cumhuriyetin Kazandırdıkları

Bugün kapitalist rejimin bayramı. Peki lisede öğrendiğimiz tarih gerçekten de cumhuriyetin ne olduğunu anlamamıza yeterli mi? Biraz gerçek tarihe bakarsak tüm bildiklerimizin aslında bir dayatma olduğunu görürüz. Osmanlı'ya göre gerçekten ilerici bir devrim olan burjuva devrimi aslında her şeyi daha iyi hale getiren bir devrim değildi. Emperyalizme karşı verilen savaş, Bolşeviklerden alınan destek ve cumhuriyetin ilanıyla emperyalizmin ideolojisi kapitalizmin kurulması, yüzünü batıya dönüş, emperyalizmle ilişkilerin başlaması ve Bolşevik düşmanlığı. Cumhuriyet öncesi Kürtlere verilen sözlerin unutulması, Kürtlere yönelik asimile politikası, faşist bir ulus-devlet yapısı, ilk mecliste Kürtler de varken cumhuriyet ile birlikte mecliste yanlızca M.Kemal yandaşlarının bulunması, Kemalist diktatörlük, cumhuriyetin ilk 23 yılında tek parti rejimi. Yine savaş esnasında düşmana karşı savaşan sosyalist çetelerin M.Kemal'in burjuva devrimini amaçlayan ordusuna katılmayıp hain ilan edilmeleri (Çerkez Ethem), TKP'nin kurucusu Mustafa Suphi ve 14 yoldaşının katledilmesi. Demokrasinin bu ülkeye hiçbir zaman gelmemesi, günümüzde taşra burjuvazisinin eline geçen diktatörlüğün cumhuriyetin kurulmasından son referanduma kadar kemalist burjuva diktatörlüğünde bulunması. İşte cumhuriyetin gerçekten kazandırdıkları bunlardır.



Evet, bugün her şeyimizi, Kürt sorununu, emek-sermaye çelişkisini ve emperyalizmin sömürgesi olmamızı kapitalist cumhuriyete borçluyuz. Kürt sorununu yaratan Kürtlere karşı yürütülen asimile politikası, emek-sermaye çelişkisini yaratan kapitalizm, emperyalizme karşı sömürge olmamıza sebep olan da yine kapitalist rejimin hakim olması ve liberallerin emperyalizme hizmet etmeleridir. Devam eden yıllarda başa gelen liberaller, rekabeti arttırma maskesiyle emperyalizmi özelleştirmelerle, dış borçlarla, verilen üslerle ülkenin ekonomik iktidarını yani siyasi iktidarı belirleyen gücü emperyalizme teslim etmiş, devrim için ayaklanan devrimciler sistem tarafından ve Kemalizmin kalesi ordu tarafından bastırılmış, küreselleşme dönemiyle birlikte de ülke tamamen emperyalizmin sömürgesi haline gelmiştir. M.Kemal liberal olmasa dahi onun kurduğu kapitalist cumhuriyet, en başından beri sömürü ideolojisidir ve bu rejimde emperyalizmle bağlarını koparmak mümkün değildir ve küreselleşme dönemi ile dışa açılmamak yani sömürülmemek gibi bir ihtimal kalmamıştır. Ayrıca Kemalizmin kalesi olan NATO'Ya bağlı ordu, düzenin de en büyük kalesidir ve kapitalizm ve emperyalizme karşı savaşanların düşmanıdır.



Hem bağımsızlığını kazanmış hem de sosyalist olan bir ülkede ise bu sorunlar olmayacaktı. Farklı bir dünya, sosyalist bir anadolu cumhuriyeti düşlüyorum, tüm bu sorunların olmadığı...



Özetlediğim bu yazının ne demek istediğini kavrayabilmek için;



Murat UZ: Türkiye ve İnsanlığın Kurtuluş Yolu: Neden Sosyalist İdeoloji? 



Murat UZ



0 yorum:

Yorum Gönder