2 Haziran 2009 Salı

Normandiya Çıkarması

Normandiya çıkarması, General Eisenhower kumandasındaki müttefik kuvvetlerinin 1944 Haziran-Eylül ayları arasında giriştiği hücum harekâtıdır. Müttefiklerin çıkarmasından sonra Alman cephesinin yarılmasına ve hemen hemen Fransa’nın ortasına kadar geriletilmesine yol açtı.
Uzun aylardan beri inceden inceye hazırlanan Normandiya’ya İngiliz-Amerikan çıkarması (veya Overlord harekâtı), gerek teknik, gerek taktik alanda tesadüflere bağlı bir harekâttı. Başarısı, seçilen hücum cephesinin Wehrmacht’tan gizlenmesine ve Batı Avrupa’daki hava hücumu hazırlığının etkili olmasına dayanıyordu. Normandiya savaşı birbirini takip eden üç evrede yapıldı.
normandiya-cikarmasi-1
Normandiya çıkarması planı
Cherbourg ile Pas de Calais arasındaki Almanların Atlas Okyanusu duvarı kıyı tahkimatı bombalandı. 5 – 6 Haziran gecesi 722 savaş gemisinin eşlik ettiği 4226 nakliye gemisi, İngiliz amirali Ramsey kumandasında başlangıç hücumunu yapmakla görevli 5 tümeni taşıyarak İngiliz kıyılarından çıkarmanın yapılacağı kumsallara doğru yola çıktı.
D-day (6 Haziran 1944), çıkartma planı
6 Haziran sabahı hücum birlikleri Saint-Aubin, Courseulles, Arromanches, Saint-Laurent ve Saint-Martin-de-Varraville kumsallarını ele geçirmeye uğraşırken, 5-6 Haziran gecesi Caen ve Carentan dolaylarına paraşütle iniş yapmış olan üç hava indirme tümeni toparlanmaya çalışmaktadır. Bu birlikleri taşıyan uçakların yoğun bir Alman uçaksavar ateşi yemeleri sonucu, birliklerden büyük bir bölümü, hedeflenen alanların dışında indirme yapmak zorunda kalmışlardır. Ancak bu çok büyük bir sorun oluşturmamış, birlikler aynı akşam bölgeye sağlam bir şekilde yerleşmişlerdir.
7 – 11 Haziran arası Pas de Calais’ye ikinci bir çıkarma bekleyen Almanların şiddetle tepki göstermesinden önce, kumsallarla hava indirme birlikleri arasında irtibat sağlanmış; Bayeux şehri kurtulmuş ve Mantebourg – Isigny-Bayeux – Kuzey Caen hattının gerisinde 325,000 kişi (çoğu suni Avromanches limanı sayesinde) karaya çıkmıştı.
normandiya-cikarmasi-2
Omaha Plajı çıkarması
İlk Alman tepkisi, II. İngiliz ordusunun (Demasey) şiddetli muharebelerden sonra durdurulduğu cephenin doğu kesimini etkiledi (Caen kesimi). Buna karşılık Carentan koyunun her iki kenarından savaşa giren I. Amerikan Ordusu (Bradley), Almanların Montebourg üstüne karşı hücumuna rağmen 16 Haziran’da Barne Ville’de Cotentin’in batı kıyısına ulaşmayı başardı. Çevreyle bağlantısı kesilen Cherbourg, Almanların bütün liman tesislerini tahribinden sonra düştü.
Ondan sonra güneye dönen Bradley, 8 Haziran’da La Haye du-Puits’yi ele geçirirken, Dempsey ertesi gün şiddetli bir hücumla Caen’ı aldı. Birkaç gün önce Hitler, Batı cephesi kumandanlığına Rundstedt’ın yerine Kluge’yi getirmişti. Ama Kluge’nin elinde, Eisenhower’ın 6 hazirandan beri çıkarttığı bir milyon askere karşılık 35 tümen vardı. 10 – 25 Temmuz arası müttefikler, Lessay-Saint-Le-Caumont -Caen cephesinde kısa süre sonra başlatacakları hücum tertibatını almıştı.
Hazırlık Aşaması
Tarihin en büyük deniz çıkarması için hazırlıklar uzun sürdü.Rommel müttefiklere büyük bir hoşgeldin partisi hazırlamak istiyordu.Müttefikler Almanları kandırmak için çok fazla sayıda maket gemi,asker,tank vb. farklı yerlere yerleştiyorlardı.Bununla birlikte Alman hava ordusu bunlara aldanıyordu. Ayrıca çıkarmanın yapılacağı günün gecesinde Alman istihbaratının uyuduğu söylentileride dolaşıyordu.Hatta Rommel bile bu havada çıkarma olmaz deyip ordunun başından ayrılmıştı.Eisenhower kötü hava koşullarına karşın tarihin en büyük deniz çıkarmasını yapmakta kararlıydı.
Alman Cephesinin Yarılması ve İç Kısma Doğru Genişletilmesi
18 Temmuz’da İngilizler boş yere Caen’den çıkmaya uğraştılar, ama kesin darbe batıya vuruldu. Hücum cephesine 50,000 ton bomba atan 2,000 bombardıman uçağının hava hücumundan sonra, General Omar Bradley, 25 Temmuz’da hücuma geçti. Kanlı direnmeye rağmen 28 Temmuz’da Coutances’ın, 30 ve 31 temmuzda Granville ve Avranches’ın alınmasıyla Alman cephesinde geniş bir yarık açıldı. O zamana kadar yedekte tutulan III. Amerikan ordusu’nun komutanlığına General George S. Patton getirildi (saflarında Leclerc kumandasında 2 Fransız zırhlı tümeni de çarpışıyordu) ve hemen ilerleme görevi aldı.
2 Ağustos’ta Avranches gediğine saldıran dört zırhlı tümen, Dinan (4 Ağustos), Renner (5 Ağustos), Laval (6 Ağustos), Le Mans (9 Ağustos), Alençon ve Chartres’ı (10 Ağustos) ele geçirdi. Ama bu ilerlemenin zayıf noktası Alman cephesinde Avranches ve Mortain arasında açılan gediğin darlığıydı (30 km).
Bu durumu gözden kaçırmayan Kluge bütün zırhlı kuvvetlerini birleştirerek Vire ve Mortain’e karşı şiddetli bir karşı hücuma geçti ve Mortain’i aldı. Ama geri hatlarına sarkılması ve müttefik uçaklarıyla bombardıman edilmesi üzerine, 13 Ağustos’ta birliklerine genel geri çekilme buyruğunu verdi. Creror kumandasındaki Kanadalıların Falaise’i alması (17 Ağustos) ve üç gün sonra Patton’un birliklerine kavuşması, VII. Alman ordusunun kuşatılması ve yok edilmesiyle sonuçlandı.
O tarihten sonra savaşın büyük bölümü bitmiş ve Sen’e doğru takip hemen başlamıştı. Kuzeyde kıyılar boyunca hücuma geçen Kanadalılar 2 Eylül’de Abbeville’e ulaşırken Rouen üstüne yürüyen Dempsey, 3 Eylül’de Lüle ve Brüksel’e, 4 Eylül’de Anvers’e vardı.
Güneyde Patton 17 Ağustos’ta Orleans, 21 Ağustos’ta Fontainebleau, 25 Ağustos’ta Troyes’u aldı ve eylül ortasında Moselle’e ulaştı. Sağ kanadı (II. Fransız Zırhlı tümeni), 12 Eylül’de, Chatillon-sur-Seine yakınında Provence’tan gelen Fransız-Amerikan birlikleriyle birleşti. 24-25 Ağustos’ta da Leclerc, II. Zırhlı birliğiyle Paris’i kurtarmıştı. O tarihten sonra bütün müttefik birlikleri Reich sınırlarına doğru hücuma geçtiler.
Müttefikler Omaha’da Neden Zorlandı?
Omaha sahilinde işler başından beri iyi gitmemişti. Uçaklar sahilleri bombalıyorlar açılan deliklerde askerler için siper oluyordu ama Omaha’ya başarılı bir bombardıman düzenlenemedi ve Müttefik askerleri hiç siperi olmayan bir sahile çıkartma yaptılar. Müttefikler yoğun makinalı tüfek atışında hiçbir siper olmayan sahillerde askerlerinin ağır kayıplar vereceğini biliyordu. Bunun için hafif tanklarını suda gidecek şekilde tasarlamışlardı. Tankların dört bir tarafı yüksek bezlerle örtülüyor böylece içeri su dolması önleniyordu. Ama Omaha Plajı çok dalgalıydı ve Müttefik tankları bu dalgalara dayanamadı ve battılar. İngiliz tank kumandanları bu dalgalı denizde tankların gidemeyeceklerini bildikleri için tanklarını denize sokmadılar. Çok sayıda piyadaye sahip olan Müttefikler büyük kayıplar verselerde sonunda Omaha’yı kontrol edebildiler.
Çıkarma Gününün Provası:Kaplan Tatbikatı
Uzun yıllar titizlikle kamuoyundan hatta savaştan sonra bile müttefik halkından saklanan bu tatbikat,1980′li yıllarda gizliliğin ortadan kalkması ile gün ışığına çıkmış.Zira gerçek çıkarmadan 6 hafta önce 27 Nisan 1944 günü 300 gemi ve 30.000 askerin katılımı ile yapılan gerçek mühimmatlı bu tatbikat,tam bir hezimetle sonuçlanmış.Hava desteğinin aksaması,çıkarma araçlarının gecikmesi ve kıyıbaşındaki karmaşa sonucu,tatbikat yeri olarak seçilen ve Normandiya kıyısı ile coğrafi benzerliği nedeniyle Güney İngiltere’deki Slapton Sands adlı sakin kumsal kanlara bulanmış.Çok sinirlenen General Eisenhower,bu feleketi sır olarak saklamak için öyle olağanüstü önlemler alınmasını ve ağızların öyle sıkı tutulmasını emretmiş ki,ayrıntılar yıllarca bilinmemiş.Son hesaplamalara göre 749 denizci ve asker ölmüş,yüzlerce yaralı asker,onlarca tank kaybedilmiş…
İşin daha da kötüsü,tatbikatın ertesi günü sabah 02.00 civarlarında Almanlara ait 9 Schnellboote(hızlı,yakalanması güç hücumbotlar),LST olarak da bilinen,ABD’ye ait 8 tank çıkarma gemisinden olan konvoya ateş açmış.Gemiler Kaplan Tatbikatı’nın son aşamasında karaya çıkacak araç ve askerlerle yüklü halde Slapton Sands’e doğru ilerlerken,açılan ateş sonucu LST-531 alabora olmuş ve yüzlerce askeri beraberinde götürerek birkaç dakika içinde batmış.LST-507′de yüklü olan benzin,büyük bir patlamaya yol açmış ve gemiyi alevler içinde bırakmış.LST-289′u vuran hücumbot,geminin kıçını parçaladıysa da gemi batmamış ve limana kadar ulaşmış.
Eisenhower,Slapton Sands açıklarında olan bu felaketi de öğrendiğinde,ölen ya da kaybolanlar arasında Bigoted olup olmadığını bilmek istedi.Çıkarma konusunda tarih ve yer bilgisine sahip olanlara Bigoted/Bigotlu deniyordu.Bu durum Eisenhower için büyük bir istihbarat kabusu haline gelmişti.Bu kağıtlardan veya haritalardan biri düşmanın eline geçseydi,çıkarma başarısızlığa uğrar ya da iptal edilirdi.Yapılan araştırma sonunda 10 Bigoted olduğu tespit edildi.Bu cesetler bulundu ve üstlerindeki belgeler toplandı.Almanlar bu belgeleri ele geçirememişlerdi ama yine de tedbiri elden bırakmayan Müttefiklerin şifre çözücüleri,günlerce Almanların istihbaratını dinlediler ve sırların güvende olduğuna kanaat getirdikten sonra rahat bir nefes aldılar.
Başarısızlıkla sonuçlanan Kaplan Harekatı ile ilginç bir bilgi de şu:
Saldırıya uğrayan LST konvoyundaki yara almamış olanlardan LST 515′in komutanı Albay John Doyle’un,yola devam edilmesi emrine uymayarak geri dönüp gece yarısı sulara gömülen gemilerden sağ kalanları toplamak istemesi ve 132 kişiyi kurtarması…
Ancak suya atlayanlardan cankurtaran yeleklari şişik olduğu halde ölenlerin çoğunun suyun içinde baş aşağı durması dikkatlerini çeker.Böylelikle hiç kimsenin askerlere cankurtaran yeleklerini bele değil,koltuk altına takmak gerektiğini söylemediği anlaşılır.Kaplan Tatbikatından alınan bu ders, daha sonra saldırıya katılan tüm birliklere öğretilir ve sayısız hayat kurtarılır
Almanların Çıkarma Günü ve Yeri Konusunda Yanıltılması Çalışmaları (Karşı İstihbarat ve Casusluk)
Bigot haritaları yavaş yavaş gelişirken,bir grup istihbarat subayı,savaşın en büyük aldatmacasını ustalıkla sahneye koymakla meşguldü.:1980′lere dek tam olarak açıklanmayan bir casus sevk-idare harekatı…
Savaşın başlarında İngiliz karşı haber alma görevlileri,yakalanan Alman casuslarına basit bir seçim hakkı tanımıştı:darağcına gitmek ya da onlar için çalışmak.Pek çoğu yaşamayı seçti.Saf değiştitren bu casuslar aldıkları emirlerle,gerçek ve sahte bilgilerin karışımından oluşan istihbarat raporlarını Alman şeflerine iletmek için görünüşte gizli telsiz kullanıyorlardı.Yanıltıcı bir şekilde adlandırılmış XX Komitesi’nin yürüttüğü bu operasyonun amacı,Almanların üst düzey komutanlarını,saldırının ya Nazilerin elindeki Norveç’ten ya da Dover Boğazı’ndaki Calais’den yapılacağına ikna etmekti.
Aldatmacaya iki dev,ancak hayali askeri birlik de dahil edildi.Sözüm ona Norveç’i ele geçirmeye hazırlanan bir birlik Alman telsiz dinleme istasyonlarına,ihtiyaçları arasında”kayak eğitimi” ve “düşük sıcaklıklarda motor çalıştırma kılavuzları” bulunan 350.000 askerlik hayali bir ordunun hareketli haberleşme trafiğini dinletiyordu.İkinci hayali ordu ise,Korgeneral Patton komutası altında Calais’ye saldırmaya hazır gibi görünüyordu.Casuslar Almanlara,Patton’ın Calais saldırısını yönetmek üzere İngiltere’ye ulaştığı bilgisini veriyordu.Luftwaffe keşif uçakları Patton’ın ordusuna ilişkin kanıtları fotoğraflıyordu:Tank ve kışlalar,yakınlardaki limanlarda çıkarma gemisi filoları,hatta bir petrol iskelesi.Hepsi de butaforcuların yaptığı tahta,kauçuk ve kartonpiyerden yaratılmış yanılsamalardı
XX Komitesinden bir kadın ajan,saldırıya hazırlanmak üzere karargahını Calais’nin karşısındaki Dover bölgesine taşımış olan ve aslında var olmayan ABD 14.Ordusuna mensup bir kurmay subayla flört ettiğini,Almanlara rapor ederek aldatmacaya katkıda bulundu.Oyun öylesine kusursuzdu ki,14.Ordunun omuz apoletleri,National Geographic’in,ABD silahlı kuvvetleriyle ilgili 1944 yılında yayımladığı bir kitapçıkta gerçekleriyle birlikte yer aldı.
Peki ya Nazilerin Normandiya Çıkarmasına ilişkin aldıkları gerçek raporlar?”Bu,”diyordu Almanların en güvenilir casusu(ve XX’in yıldız oyuncusu),”Olsa olsa bir şaşırtmacadır.”

9 Haziran’da gönderilen ve bizzat Hitler’in okuduğu bir mesaj,Çıkarma Günü’nün Alman yedek kuvvetlerini şaşırtmak için tasarlanmış bir tuzak olduğunu,böylece Müttefiklerin “olasılıkla Pas de Calais bölgesinde kesin bir saldırı düzenleyebileceklerini” ileri sürüyordu.Bu oyun Çıkarma Günü’nden sonra Alman kuvvetlerinin haftalarca “gerçek” saldırıyı bekleyerek Calais’de kalmasını sağlayacaktı.
Almanlar kuvvetlerini Calais civarına yığarken,sadece Mareşal Rommel,öngörüsüne sığınarak,Müttefik uçaklarının belirlemiş olduğu sualtı engellerini inatla Normandiya’ya yerleştirdi.Ancak istediği daha çok çimento ve mayın talebi reddedilince,mecburen ağaç ve çelik engellere başvurdu.”Yegane şansımız sahillerde olacaktır.”diyordu.İşgalciler Normandiya’ya gelecek olursa,onları oarada durduracaktı.Düşmanın deniz yüksekken geleceğini ve gemilerini kazıklara oturtacağını tahmin ediyordu
Normandiya Çıkarması Öncesi Müttefiklerin Yaşadıkları İlginç Güvenlik İhlalleri
Bunların en tuhafı,London Daily Telegraph gazetesi tarafından işlenmiş. BIGOT güvenlik subaylarını alarma geçiren hadise,gazetenin verdiği çapraz bulmacanın cevapları arasında, şifrelenmiş kod adlarıyla kullanılan bazı kelimelerin bulunmasıymış.Olay şöyle cereyan etmiş:
2 Mayıs 1944′de bulmacanın cevapları arasında”Utah” sözcüğü bulunuyormuş.1 hafta sonraki cevaplardan biri ise “Omaha” olmuş.Bundan sonra bulmacayı hazırlayan öğretmen gizlice izlemeye alınmış.Ancak ajanlar bir bağlantı bulamamışlar.Bir sonraki hafta, saldırıda kullanılmak üzere İngiltere’de inşa edilmekte olan yapay limanların kod adı olan “Mulberry”sözcüğü gelmiş.Ardından da hepsinden daha endişe verici olan “Neptün”…Bu kez öğretmen hemen tutuklanmış.Şaşkınlık içindeki müfettişler,sonunda bu sözcüklerin bir dizi inanılmaz rastlantının ürünü olduğuna karar vermişler.Olay 1984 yılına kadar esrarını korumuş:Meğer öğretmenin bir öğrencisi yakınlardaki askeri kamplarda dolaşırken ve askerlerin konuşmalarına kulak misafiri olurken işittiği tuhaf sözcükleri,herhangi bir art niyeti olmadan, çapraz bulmacaları için öğrencilerinden malzeme isteyen öğretmenine aktarmasıymış.Olay,öğrencinin itirafı ile çözümlenmiş.
Diğer bir güvenlik ihlali,Mart 1944′de ABD Ordusu’na bağlı bir çavuşun bazıları saldırının hedeflenen tarih ve yer bilgilerini de içeren bir paket BIGOT belgesini yanlışlıkla kız kardeşine göndermesiyle yaşanmış.Aile Alman kökenli olunca ve kız kardeş de Chicago’daki bir Alman mahallesinde oturunca,ordu alarma geçmiş.Paket yerine ulaşmadan,tesadüfen kontrol amacıyla görevli memurlar tarafından postanede açılmış ve BIGOT,TOP SECRET yazılarını görünce FBI’a haber verilmiş.Dedektifler askerin casus olmadığını ortaya çıkardılarsa da,asker çıkarma gününün ertesine kadar odasında hapsedilmiş…
Başka bir olay da Amerikalı bir tümgeneralin boşboğazlığı sonucu yaşanmış: Mayıs ayında Londra’da verdiği bir akşam yemeği davetinde konuklarına, Çıkarma Günü’nün 15 Haziran’dan önce yapılacağını söyleyivermiş.Generalin rütbesi indirildiği gibi,derhal ABD’ye geri gönderilmiş.
Eisenhower’ın 6 Haziran 1944 tarihli emri;
“Müttefik çıkarma kuvvetlerinin askerleri,denizcileri,havacıları,
Şimdi aylardan beri hazırlandığımız Büyük Haçlı Seferi’ne gidiyorsunuz.Dünyanın gözü sizin üzerinizdedir.İnsanlığa değer verenlerin hepsinin ümit ve duaları sizlere refakat ediyor.Tüm cephelerdeki cesur birliklerimiz ve silah arkadaşlarımızla birlikte sizler,Alman savaş makinesini parçalayacak,Avrupa’nın mazlum ulusları üstündeki Nazi zorbalığını silip süpürecek,hepimiz için özgür bir dünyada barış ve emniyet sağlayacaksınız.
Göreviniz kolay olmayacaktır.Düşmanınız iyi eğitilmiş,iyi donatılmış olup savaş deneyimlidir;fanatikçe savaşacaktır.Fakat biz 1944 yılında bulunuyoruz.1940-1941 Nazi zaferlerinden bu yana çok şeyler oldu,köprüler altından çok sular aktı.O tarihlerden 1944 yılına gelinceye kadar Birleşmiş Uluslar,Almanları büyük yenilgilere uğrattılar,hem de savaş meydanlarında adam adama yiğitçe dövüşerek…Hava savunmamız düşmanın hava kuvvetlerine önemli zaiyatlar verdirdi.Anavatanlarımız bize silah,araç ve gereç bakımından ezici bir üstünlük sağladı,ayrıca emrimize eğitilmiş savaşçılara sahip taze kuvvetler gönderdi.
Akıntı artık yön değiştirdi,özgür dünyanın askerleri hep birlikte zafere doğru yürüyorlar.
Cesaretinize,göreve bağlılığınıza ve savaş hazırlığınıza kesin olarak güveniyor,hep birlikte tam bir zafere ulaşacağımıza inanıyorum.
Talihiniz açık olsun,bu büyük ve asil hareket için her şeye kadir olan Allah’tan bizlere yardımcı olmasını diliyorum.”


0 yorum:

Yorum Gönder